Türkiye’de Evlilik Ekonomik Açıdan Mantıklı Mıdır?

Herkese merhaba! Tüm evli çiftlere ve de evlenmeyi düşünüp de bekarlığının son günlerini yaşayan diğerlerine iki merhaba!

Bu seferki yazımızda Türkiye’de evliliğin ekonomik açıdan mantıklı olup olmadığını konuşacağız. Tam bir durum değerlendirmesi akışı için, evlilik kurumunun ekonomik işleyişe yararlarını ve zararlarını inceleyerek ortaya dökeceğiz. Bu açıdan konu bütünlüğüne yaklaşarak maddeler halinde ilerleyerek, mantıklı ve mantıksızdır teorilerini adım adım işleyeceğiz. Yazımızın sonunda evlenmekten vazgeçebilir ya da evlilik aşkıyla yanıp tutuşabilirsiniz. Biz yazımıza başlayalım ve gerisini size bırakalım.

ev 2

Evlilik ekonomik açıdan mantıksızdır çünkü; 

  • Ülkemiz bazı konularda, özellikle gelenek halini almış, sorgulanması pek de mümkün olmayan konularda sabit fikir halinde ilerler. Bu adeta toplumsal bir takıntı halinde tezahür edere. Bu konuların başında da düğün masrafları gelir. Ülkemiz kendisini topluca düğünde takılan takıların düğün masraflarını karşılayacağına inanmıştır. Bu nedenle borç harç içinde, hatta komik bir şekilde bankalardan kredi çekerek düğün organizasyonları düzenler. Herhalde dünyada kredi çekerek evlenmeye kalkan tek millet bizizdir. Ancak işler hiçbir şekilde kağıt üstünde yürüdüğü gibi gitmez. Etrafta onlarca olumsuz örnek varken bile isteye yine aynı hataya düşülür. Nasılsa takılardan gelecek gelirle, düğün masrafları karşılanacaktır. Hatta bazı fazla iyimser kişiler, arta kalan parayla eve mobilya falan almayı düşünür. Bu, son derece yanlış bir tuzaktır. Etrafımızda birçok canlı örnekte de gördüğümüz üzere, artık düğünlere katılan insan sayılarında fazlaca düşüş vardır. Ancak buna rağmen yapılan şaşalı düğünlerin sayısı da bir o kadar artmaktadır. Bu ters orantıyla birlikte düğünün eğlencesinden sonra kara kara düşünme vakti gelir. Yemekli düğünler mi dersiniz, üç gün üç gece süren düğünler mi dersiniz, yurt dışına çıkılan bir haftalık balayıları mı dersiniz? Tüm bunların toplamında akrabaların taktığı küçük altınlar ve komşu teyzelerin taktığı 10’lar 20’şer liralar çok da yararlı olmayacaktır. Çoğu zaman takı merasimi düğün masraflarının bir kısmını karşılar. Eğer 1000 kişilik bir düğün düzenleyip de o salonu o kadar kişiyle dolduramazsanız, ciddi bir borcun içinde uyanırsınız ertesi güne. Bu nedenle Türkiye’de evlilik ekonomik açıdan mantıklıdır teorisi, daha düğün gecesinde çürütülmüş olur.

 

Türkiye’de evlilik ekonomik açıdan mantıklıdır; 

  • İnsanlar neden ev arkadaşı olur? Çok fazla insan sevgisinden mi? Koca evde tek başına kalmamak için mi? Yoksa oda oda ayrılan evleri ortaklaşa kiralayarak masraftan kısmak için mi? Hiç şüphesiz ki cevap sonuncusu. Günümüzdeki ev arkadaşlıklarının yüzde doksanı ekonomik temellidir ve bu açıdan yaklaşıldığında son derece mantıklıdır. Kafa dengi birini ya da birilerini bulursunuz ve ortaklaşa çıkarsınız. Bu sayede ev kirası da eve gelen faturalar da kaç kişiyseniz o kadar insan sayısına bölünür. Peki hiç şöyle düşündünüz mü? Evlendiğiniz kişiyle de aslında bir bakıma ev arkadaşı olduğunuzu? İki taraf da çalışıyorsa evlilikler de ev arkadaşlığı gibi seyreder. En azından iktisadi açıdan. Böylece kira otomatik olarak ikiye bölünür. Çünkü haneye iki maaş girmektedir. Gelen faturalar, mutfak masrafları, evi iyileştirici çözümlerin hepsi ikiye bölünür. Böylece görmüş oluruz ki, her evlilik duygusal noktalarla beslenmiş ev arkadaşlığıdır. Kadın, kocasının; koca da karısının ev arkadaşıdır. İşe bu noktadan baktığımızda, özellikle İstanbul, İzmir, Ankara gibi büyük şehirlerde evi ortaklaşa paylaşmak üzere olan evliliklerin mantıki bir alt yapısı vardır. Siz yine de sırf az kira ve fatura para vermek için evlenmeye kalkmayın. Bu ekonomik açıdan son derece mantıklı olsa da, sosyolojik ve psikolojik açıdan yıkım olacaktır.

ev 1

Evlilik ekonomik açıdan mantıksızdır çünkü; 

Çünkü birçok masraf ek olarak sadece evliliklerde gerçekleşir. Örneğin; çocuk doğurmak ve yetiştirmek bu masrafların en büyüğüdür. Ülkemizde özellikle tek ve ikinci çocukların doğumunda herhangi bir devlet yardımı alınmamaktadır. Çocukların bebeklikten itibaren beraberinde getirdikleri masraflar, okul hayatları başlayınca had safhaya verir. Bilindiği üzere ülkemizde okul yaşı 6’dır. 6 yaşından itibaren çocukların beslenmesi, sağlık kontrolleri, ilaçları, okul masrafları, sosyal harçlıkları derken evliliklerde ciddi borç krizleri zuhur eder. Birçok evliliğin de bu borçlardan ve borçların yarattığı zihinsel buhranlardan meydana geldiği bilinmektedir. Aynı zamanda evliliklerin, sorumluluk kapsamında da birçok masraf doğurduğu söylenebilir. Bekar hayatında gözardı edilen birçok ihtiyaç, evlilik hayatıyla beraber yeniden gündeme gelir. Eş ile dışarıda yemek yeme zorunlulukları… Çocuğun sünnet düğünü. Eve her ayda taksitle ya da peşin olarak alınan beyaz ve elektronik eşyalar. Kısacası diyebiliriz ki, evlilik ekstra masraflar doğuran bir kurumdur. 

Şu İş İlgini Çekebilir:  Dışarısı Yerine Evde Takılmak Paranızı Nasıl Koruyor?

Türkiye’de evlilik ekonomik açıdan mantıklıdır çünkü; 

Özellikle erkek bireyler için, evde yemek yapmak gibi bir alışkanlık yoktur. Bu nedenle bekar erkek bireyler, çoğunlukla dışarıdan yemek yeme alışkanlığına sahiptirler. Günde 3 öğünden hesaplarsak, her yemeğe de iyimser bir rakamla 10 lira desek; bu günde 30 lira, ayda da 900 lira yapar. Oldukça çok değil mi? Aynı şekilde iş hayatları olan kadınlar da, sırf kendileri için yemek yapma zahmetine katlanmazlar çoğu zaman. Hal böyle olunca onlar da çoğunlukla dışarıdan yemek söylerler. Ancak evlenildiğinde, iki taraf çalışıyor bile olsa, mesai sonunda bazen ortaklaşa bazen ise kadının aracılığıyla mutfağa girilir ve yemek pişirilir. Hem de özene bezene. Böylece dışarıdan yemek söyleme lüksü ortadan kalkar. Unutulmamalıdır ki mutfakta yapılan yemekler hem daha lezzetli hem de çok daha ekonomik olmaktadır. Erkeğin kalbine giden yol mideden geçmektedir elbet. Ancak cüzdanından sonra.

ev 3

Türkiye’de evlilik ekonomik açıdan mantıksızdır çünkü; 

Attila İlhan’ın bir şiirinde bahsettiği üzere ”Ayrılık da sevdaya dahildir” der şair. Bu açıdan baktığımızda pek tabi boşanma da evliliğe dahildir. Boşanma masrafları ise tahmin edilenden daha fazlasıdır. Hele ki erkek tarafı için. Boşanmayla biten evliliklerin hemen hemen yüzde ellisinde kadın nafakaya bağlanır. Nafaka ödemek zorunda kalan eski evli yeni erkekleri ise ekonomik açıdan zor zamanlar beklemektedir. Mesele ve evlilik kurumuna bu açıdan baktığımızda, evlilik, boşanma ihtimali her daim var olan bir müessesedir. Ancak şunu da belirtelim ki, yeni getirilen yasal düzenlemeler ile birlikte ömür boyu nafaka sistemi azaltılmıştır. Yani 4 ay evli kaldığın birine ömür boyu nafaka vermek zorunda kalmak, hem hukuki hem insani açıdan yanlış bulunmuş ve bu konuda çeşitli düzenlemeler getirilmiştir. Bunu da ek parantez olarak sunalım ve yazımızı okuyan boşanma arefesinde olan ya da boşanmayı düşünen erkek okurlarımızı bir nebze de olsa rahatlatalım. 

 Türkiye’de evlilik ekonomik açıdan mantıklıdır çünkü; 

Bizzat devlet tarafından ya da bankalar tarafından verilen evlilik kredileri bulunmaktadır. Devletten direkt olarak alsanız da bunun için bankalara başvursanız da bu tür kredilerin hemen hemen hepsi geri dönüşümlüdür. Ancak bankalardan alınan kredilerin hepsi faizliyken; devlet tarafından alınan krediler – örneğin 5.000 liralık çeyiz kredisi- faizsiz olabilmektedir. Ancak faizsiz devlet kredi almak için belli başlı şartlara uyulması gerekmektedir. Bunların başında evlenecek olan çiftlerin 18 – 24 yaşında olmaları gerekmektedir. Bununla birlikte sabıka kayıtlarında ağır bir suç işlememiş olmaları gerekir. Bir diğer şart ise maddi açıdan evlenemeyecek durumda olmalarını kanıtlamaları gerekecektir. Ülkemizde binlerce çiftin sırf maddi nedenlerden dolayı ne kadar isteseler de evlenemedikleri ve sürekli olarak düğün tarihlerini erteledikleri var sayılırsa, bu sıra bekleyeceğiniz anlamına gelebilir. Aynı şekilde gerekli şartları sağlayamazsanız başvurunuz da reddedilebilir. Ancak siz yine de bankalar ve devlet tarafından verilen kredilerin sıkı takipçisi olun. En azından evlenme aşamasında alacağınız bir miktar yardım, rahat bir nefes almanızı sağlayacaktır.

Sizler için iki zıt teoriyi ardı sıra sıraladık. Seçip beğenmek, hangisi aklınıza daha yatkın geliyorsa o yolda ilerlemek tamamen sizin inisiyatifinizde. Büyüklerin dediği gibi evlilik, bereketiyle gelir. Ama kör kuyuya da ipsiz inmek olsun. Herkese ömür boyu mutlu olacakları evlilikler dileriz.

 

 

Yorum yapın